Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2011 Pazar

Tavsiye ediyorumm!

Bu aralar sık sık film izlemeye çalışıyoruz.Malum izlemediğimiz bir sürü film var hala, fırsat varken de izlemek lazım.

İlk izlediğimiz film A Driver For Vera (Vera'nın Şöförü).2004 Rusya & Ukrayna ortak yapımı bir film ve imdb puanı 7.4.Rusça bir filmdi, biz Türkçe altyazılı izledik.Filmin konusu şöyle:
Film General Serov ve onun fiziksel engelli kızı Vera etrafında döner.Vera içki ve sigara kullanan, göz alıcı ancak fark edilir fiziksel engeli olan bir kızdır.Viktor genç bir kızıl ordu askeridir ve general adına çalışmaktadır.Vera'nın özel şöförü olarak atanır ve ondan hoşlanmaya başlar.Fakat Vera Kübalı bir askerin çocuğuna hamiledir.(http://www.sinemalar.com/film/83320/Veranin-soforu/)
Bu şekilde başlayan olaylar, filmin ilerleyen bölümlerinde daha da karmaşık bir hal alır.Bence mutlaka izleyin.

İkinci film The Young Victoria (Genç Viktorya).2009 yapımı filmin imdb puanı 7.2 ve oyuncuları Emily Blunt, Rupert Friend, Paul Bettany.Filmde Genç Victoria'nın iktidara yürüyüşü anlatılıyor.Ama bu yürüyüş hiç de kolay olmaz.Aile içindeki entrikalar, Prens Albert ile yaşadığı romantik ilişki ve ardından gelen evlilik Victoria'nın hayatını oldukça zorlaştırır.
Bu filmi de çok beğenerek izledim ve filmi izledikten sonra da hemen açıp internetten Victoria'nın hayatını okudum.Gerçekten oldukça ilginç bir hayat hikayesi var, okumak isterseniz buyrun.

Bir diğer filmi geçen gün izledik.Henüz gösterime girmedi ama biz izleme şansına eriştik.Black Swan (Siyah Kuğu).Filmin imdb puanı 8.7. Türkiye'de 25 Şubat 2011'de gösterime girecek.Başrollerinde Natalie Portman, Mila Kunis ve Vincent Cassel.Filmde bir balerinin öyküsü anlatılıyor.Kuğu Gölü Balesi'nde hem Beyaz Kuğu hem de Siyah Kuğu'yu oynaması için seçilen Nina'nın işi zordur çünkü Siyah Kuğu için oldukça dişli bir rakibi de vardır.Bu rekabet bir yandan arkadaşlığa dönüşürken, diğer yandan da Nina kendi ruhsal durumuyla bazı sorunlar yaşamaya başlar.
Çok etkileyici bir film, oldukça da başarılı.Natalie Portman'ın oyunculuğuna diyecek yok!Mutlaka izleyin derim.

Son olarak dün akşam oldukça değişik bir film izledik.Spring, Summer, Fall, Winter...and Spring (İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış). 2003 yapımı bir Kim Ki Duk filmi ve imdb puanı 8.2.Güney Kore yapımı olan bu filmde bir tapınakta yaşayan bir keşiş ve yanındaki öğrencisinin başından geçenler anlatılıyor.Öğrenci büyüdükçe bazı insani duyguları da ortaya çıkar ve bunlar da zamanla bazı problemler yaratır.
Oldukça ilginç bir filmdi.Çok durağan ama hiç sıkıcı değil.Ben ilk defa bir Kim Ki Duk filmi izledim ve çok beğendim.

24 Aralık 2010 Cuma

Sultanın Sırrı (mı?)



















Dün akşam gittik Sultanın Sırrı filmine.Ne zamandır tv'de reklamlarını ve haberlerini izliyordum, ilgimi çekmişti açıkçası.Hem tarihle ilgili bir film olduğundan, hem de İstanbul'daki dehlizlerde çekilmiş olduğundan merak ettim ve sonunda eşimle gidip izleyebildik.Peki nasıldı dersiniz?Tam bir fiyasko!Hiç umduğumu bulamadım!

Bir kere filmin konusu kopuk kopuk!Bir konu oluşturmaya çalışmışlar ama daldan dala atlıyorlar hep!Kurguyu yaratmka için çok kasmışlar bence kendilerini.
İki tane Amerikalı ve iki tane Türk dünyadaki bütün sorunları hallettiler maşallah!İki saate o kadar çok şey sığdırmaya çalışmışlar ki hepsi havada kalmış!
Tarihi açıdan da hiç beğenmedim.Sultan II.Abdülhamid herhalde o sandığı yaptığına yapacağına pişman olurdu filmi izleseydi!
Hele filmin sonu tam bir fiyasko!İki cümle yazmışlar ekrana:"Sultan o sandığı boşuna yapmamışmış!"Hadi ya!Cidden mi?
Ayrıca koskoca Topkapı Sarayı'nın sonradan müdiresi olan hanımefendi oldukça hafifmeşrep!Hiç yakışmamış bence!

Kısacası ben hiç tavsiye etmem ama tabii herkes izleyip izlememekte özgür!

22 Nisan 2010 Perşembe

İki Günde İki Film

Akşamları genelde kocişle evde pek tv izlemiyoruz.Sadece pazartesi günü Türk Malı, cuma günü de Melekler Korusun izlediğimiz diziler.Bu günler dışında da mümkün olduğunca film izliyoruz.O kadar çok film var ki izlemediğimiz, şimdi açığı kapamaya çalışıyoruz:))Bu nedenle geçtiğimiz iki akşam birbirinden heyecanlı iki film izledik.

Salı akşamı izlediğimiz film Shutter Island-Zindan Adası idi.Recep İvedik 3'ü izlemeye sinemaya gittiğimizde fragmanını görmüş ve merak etmiştim.Aslında gerilim filmine benziyordu ve ben hiç öyle gerilim korku filmleri izleyemem aslında ama bu filmi cidden merak ettim.Bu yüzden izleyelim dedik ve iyi mi yaptık bilmiyorum!Neden derseniz, film tek kelimeyle MUHTEŞEM!İnanılmaz bir konusu var, psikolojik gerilim filmi.Yönetmen koltuğunda Martin Scorsese oturuyor, oyuncular ise Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo, Ben Kingsley ve Michelle Williams.İmdb notu 8.1 olan bu filmin konusu ise şöyle:Massachussets sahili açıklarındaki bir adada, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanedeki bir katilin esrarengiz şekilde kayboluşunu soruşturmakla görevlendirilen Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve Chuck Aule (Mark Ruffalo) adlı iki polisin baş döndüren hikayesi anlatılıyor.(www.sinemalar.com)Ancak bu filmin sadece basit bir açıklaması.Esas filmi izleyince görüyorsunuz ki, ne kadar detaylı ve karışık bir konusu var.İnsan gözünü ayıramıyor seyrederken (hoş ben bazı sahnelere bakamadım, daha sonra rahat uyuyabilmek için!).Ayrıca devamlı zihninizi çalıştırmanız gerekiyor, çünkü "ne oldu, acaba nasıl" diye düşünürken buluyorsunuz kendinizi devamlı.

İyi mi yaptık derken neyi kasttein diyebilirsiniz!Hakılısınız da!Filmi izlemekle iyi mi yaptık bilmiyorum çünkü film resmen bizi içine aldı.İzlediğimden beri aklımdan çıkmıyor.Zaten film bittikten sonra insan tam çözemiyor ne olduğunu!Düşünüp duruyorsunuz!İzlediğimizin ertesi günü gördüğüm herkese bu filmden bahsettim, mutlaka izlemelerini söyledim!Bence mutlaka Oscar almalı!Avatar ya da Hurt Locker bu filmin yanında çok basit kalıyor.

Ayrıca kitabı da varmış filmin!Üstelik yorumlarda okuduğuma göre, kitabı filme çok güzel uyarlamışlar.Bunu öğrendiğimde o kadar sevindim ki, tahmin edemezsiniz!Tabii ilk işim gidip kitabı almak olacak! Kesinlikle, mutlaka ama mutlaka bu filmi izleyin derim arkadaşlar!

Dün akşam izlediğimiz film ise Blindness-Körlük idi.Çok önceden bu filmin kitabını okumuştum ve gerçekten çok beğenmiştim.Jose Saramago'nun çok değişik konulu bir kitabıydı.Birgün herkes sebebi anlaşılmayan bir şekilde kör olmaya başlıyordu ve ondan sonra da insanların yaşadığı dram anlatılıyordu.İnternette gezerken filmin reklamını görünce merak ettim.Sinemalarda oynadığı zaman izleyemiştim çünkü.Dün seyrettim ve çok da umduğum gibi çıkmadı açıkçası.Kitaptaki olayları çok etraflıca hatırlayamıyorum ama filmi yine de pek beğenmedim diyebilirim.Yani olaylar çok abartılmış gibi geldi.İnsanların gördüğü muamele oldukça yıkıcı ve izlerken, bu kadar da olamaz diyorsunuz.Ama yine de konu oldukça ilginç ve bence fikir sahibi olmak için izlenebilir.İmdb notu 6.7.
Filmin yönetmeni Fernando Meirelles.Oyuncular ise Mark Ruffalo, Julianne Moore, Danny Glover, Gael Garcia Bernal ve Alive Braga.2008 yapımı filmin türü de dram ve gerilim.

25 Şubat 2010 Perşembe

Film Günleri

Bu aralar her akşam film izliyoruz kocişle.Bu nedenle biraz da izlediğimiz filmlerden bahsetmek istedim arkadaşlar.



























İlk filmi sinemada izledik.
İlişki Durumu Karmaşık.Merly Streep, Alec Baldwin ve Steve Martin gibi kaliteli oyucular var.Merly Streep eşinden boşanmış bir kadını, Alec Baldwin onun eski eşini, Steve Martin ise yeni sevgilisini canlandırıyor.İki erkek arasında kalmış 3 çocuklu bir kadının hikayesinin anlatıldığı film hem komik hem de duygusal.Bence eşlerle izlenmesi gereken bir film:)



























İkinci film The Illusionist.
2006 yapımı muhteşem bir film.Edward Norton başrolde ve harika bir performans sergilemiş.Jessica Biel ve Paul Giamatti de gerçekten çok başarılı oyunculardan.Biz gerçekten çok etkilendik ve beğenerek izledik bu filmi.



























İzlediğimiz üçüncü film de Bir Geyşanın Anıları.
Daha öncesinde kitabını da okuduğum ve çok beğendiğim bir eser.Tabii her zamanki gibi kitap kadar detaylı ve sürükleyici değil film ama yine de çok başarılı.Küçük kızın hikayesini izlerken çok duygulanıyorsunuz.Oyuncular Zhiyi Zang, Ken Watanabe, Michelle Yeoh ve Gong Li.



























Bir diğer film ise Türk filmi.
İki Dil Bir Bavul.Amatörce çekilmiş ama gerçekten de günümüzün gerçeklerini çok güzel yansıtan bir film.Yeni öğretmenlik yapmaya başlayan bir gencin, doğuda bir köye atanmasını ve oradaki öğrencilerle olan diyaloğunu anlatıyor.İlk başta biraz sıkıcı gelebilir ama bence insanı düşündüren bir film.



























Son film ise Kar ve Kaplan.
Muhteşem bir Roberto Benigni klasiği.2005 yapımı olan film tek kelimeyle enfes!Roberto Bengini'nin hem yönettiği hem de oynadığı filmde ayrıca Jean Reno, Emilia Fox, Nicoletta Braschi ve Abdelhafid Metalsi oynuyor.Hayat Güzeldir filmini izlediyseniz ve çok etkilendiyseniz, bu filme de bayılacaksınız.Bence mutlaka izleyin!

5 Ocak 2010 Salı

P.S. I LOVE YOU





















Dün akşam kocişimle izledik bu filmi.

Uzun zamandır film izleyemiyorduk!Nedendir bilinmez, bir tembellik vardı üzerimizde.İzlemek istediğimiz bir sürü film olmasına rağmen, bir türlü oturup da izleyemiyorduk.Ama dün akşam bu gidişe bir son verdik ve ne zamandır benim izlemek istediğim bu filmi izlemeye karar verdik.














Sonuç...

Tek kelimeyle bayıldım!Zaten böyle romantik komedileri çok severim, bu film de beni aldı götürdü...Ağlaya ağlaya filmin sonunu getirdim:)

Aynı zamanda filmin kitabını da görmüştüm, Cecilia Ahern tarafından yazılmış.Şimdi filmi izledim ve beğendim ya, kitabını da en kısa zamanda alıp okumayı düşünüyorum!Gerçi genelde kitapla film arasında pek tutarlılık olmaz ama olsun, ben yine de kitabını da merak ettim!
Okuyan var mı aranızda?