25 Şubat 2014 Salı

Çocuk Eğitiminde Pozitif İletişim / Adem Güneş


Bu aralar genellikle çocuk yetiştirmek üzerine kitap okuyorum, çünkü öğrenmem gereken çok şey var :) Can oldukça zorlu bir döneme girdi, 3 yaş, bu sebeple ne kadar çok okursam o kadar kar!

Adem Güneş, iyi bir pedagog. Benim tek hoşuma gitmeyen tarafı, her konuyu mutlaka dönüp dolaştırıp dini açıdan da ele alması. Ben biraz daha işin bilimsel boyutunu öğrenmek istediğim için, açıkçası bu tarz kitapları tercih ediyorum ama gerçekten çok faydalı bilgiler edindiğim kitapları da var.Çocuk Eğitiminde Pozitif İletişim adlı kitabı da bunlardan biri. Gerçekten çok şey öğrendim kitabı okurken. Örneğin;

-" İletişimde en aktif organ - bilinenin aksine- kulak değil 'göz' dür. İki kişi arasında sürdürülen bir iletişimde göz saniyede 10 milyon 'bit' bilgi alırken, kulak saniyede 100.000 bit veri almaktadır."

-" Negatif tetikleme; kişinin, benliğini, olumsuz söz ve ifadeler ile tehdit etmek, böylece kişide oluşan olumsuz, negatif duygularla pozitife doğru taşımaya çalışmaktadır. 'Negatif tetikleme' ile kişiden 'pozitif davranış bekleme yanlışı' maalesef günümüz ailelerinin en büyük hatasıdır."

-" Erken çocukluk döneminde, çocuklarla kurulan iletişimde 'hayır' kelimesini kullanmak çocuğu hırslandırır, sinirlendirir ve agresif bir tutum içine girmesini sağlar. İletişim kapılarının kapanmasına sebep olur."

-" Anne baba olmanın en önemli özelliği; anne-babada ruhsal dinginlik olmasıdır. Anne-baba olmak, çok kitap okumak ile alakalı değildir. Kendi iç sesini duyabilen, kendi dünyasında fırtınaları dindirmiş, zayıflıklarının farkına varmış, nefsinin elinde perişan olan biri değil, nefsine karşı kendini geliştirebilmiş ve o makamda bir insan olması lazımdır ki çocuğuna faydalı olabilsin."

-" Çocuklar ceza anında bastırdıkları öfkelerini, daha da şiddetli bir şekilde, başka yerlerde kullanmaktadırlar."

-" Çocuk, kendisine verilen bir  cezayı, yanlış davranışına değil; kimliğine karşı verilmiş bir ceza olarak algılar."

Bence anne babaların okumadan geçmemesi gereken bir kitap.


3 yorum:

İki Kafadar dedi ki...

merhaba,
yeni bir blog olarak, sizlerle tanışmak için bir çekiliş düzenliyoruz.
katılırsanız şeref verirsiniz.
Sevim Koş! 2Kafadar Çekiliş Yapıyor - http://www.2kafadar.com/sevim-kos-2kafadar-cekilis-yapiyor/

rosehearted dedi ki...

annelik sanatı diye bir kitabını okumuştum yazarın. dediğiniz gibi çok faydalı bilgiler veriyor ama dini yöne gereğinden fazla ağırlık verilmiş. bu yazar aynı zamanda radyo programları da yapıyormuş. bu kitabı da merak ettim. özellikle ruhsal dinginlikle ilgili cümle dikkat çekici :) bu arada sizi de bloguma beklerim :)

suhuba dedi ki...

Süpersin. Benim gibi birini görünce içimden yazasım, paylaşasım geldi.
Bende zıpır bir ergendim. Ailem toplum değerlerini bana aşılamakta ısrar eder bende bunlar bana sunulunca otomatik savunmaya geçer kendi bildiğimi yapardım. Garip bir isyankarlık içgüdüsü yani. Şimdi farkediyorum beni yaşamaya, kendimi ortaya koymaya çalışıyormuşum. Bu bana cesaret ve gözü karalığı, hep bir çabalamayı, çözüm odaklı olmayı kazandırdı. Ama çok önemli olan pek çok şeyide eksik bıraktı. Bunları hep hissettim. Çoğu zaman tökezlememi sağladı. Ve oğlumda kendimi görüyorum. Ergenliğe adım atıyor ve onun tam yanında durabilmek isteği kitap tarzımı değiştirdi beni ergenlik-iletişim kitaplarının delisi yaptı :) Yolun başındayım şimdiden işe yaradığını hissediyorum. Uygulama ve pratik yapma dönemindeyim. Kitapları severim ama çocuklar ve gençler farklı bir boyut. Bazen kendini yermeni çoğu zaman çocuğundan çok kendinin değişmesini gerektiriyor.

Şu an ergenlik dönemi için söyleyebilirimki süzgeçten geçirdiğimiz bilgi-uygulama aşaması artık bizi bir nevi samimi bir arkadaş yada danışman rolüne geçiriyor. Öncelikle ceza kavramını ailenin lugatından sildik. Ona ne yapacağını söylemiyor, çözüm üretmiyor, hataya gidiyorsa müdahale etmemeye gayret ediyoruz. Bizim için zor. Kendimizi yıkıyoruz resmen. Daha başlangıçtayız ama olaylar sonucu onun gözünde yavaş yavaş farklı bir noktaya gelmeye başladığımızı görüyorum. Kendi kararlarını vermesi ve istediği anda onun için güvenip danışabileceği birer ebeveyn olabilmek asıl hedefimiz. Ve farkettik ki bu yöntem bizden daha çok şey öğretiyor. İleriyi öngöremiyorum ama yaşadıklarımızla sonuçları çok olumlu oluyor. Bize danışıyor, fikrimizi soruyor, fikrini belirtiyor, kararlarını kendisi alıyor. Ve daha ötesi bu onun hoşuna gidiyor. En zoruda bu süreçte ebeveyn olarak hamurunu, kendini değiştiriyor olmak itiraf edeyim bu oldukça zor bir iş. Her şey biranda olamaz zaman gerekiyor. Hep olduğu ve hep söylediğim gibi OĞLUMLA BİRLİKTE BİZDE BÜYÜYORUZ. Yaptığımız kitaplar sayesinde bizim yaşadıklarımızı yaşayan pek çok insandan bilgi almak ve kendimize dair biraz kafa yormak….